İklim  değişikliği ile mücadelede Türkiye’nin;

  • taraf olduğu BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve Kyoto Protokolü’ne rağmen hiçbir sorumluluk almadığını,
  • enerji, ulaştırma, konut ve atık gibi önemli sektörlerde iklim dostu uzun dönemli hedefler almayıp ülke ekonomisini, doğayı ve bizzat vatandaşın geleceğini tehlikeye attığını,
  • kalkınma politikalarını akılcı sosyo-ekonomik ve çevresel değerlendirmeler yapmadan şekillendirdiğini,
  • seragazı emisyon azaltımı için sayılaştırılmış bir hedef koymayıp ulusal düzeyde uygulanabilir mücadele kararları almadığını,
  • şeffaflık ve katılım ilkelerini gözardı ettiğini, politikalara ve önlemlere dair kararlarını yurttaşa rağmen alındığını,
  • yerel yönetimler için de seragazı azaltım hedefi koymadığını,
  • ormanların, su kaynaklarının, korunan alanların, biyolojik kütlenin ve diğer ekosistemlerin vazgeçilmez rollerini kabullenmediğini, aksine tamamen yok olmalarına neden olan yatırımlar yaptığını ve bu tahribatın sosyal sonuçlarını gözardı ettiğini,
  • yerel düzeyde iklim etkilerine karşı önlemleri ve olası faydalarını içeren hiç bir politika taahhütü üstlenmediğini, kentlerde aksine iklim düşmanı yatırımlara öncelik verdiğini,
  • etkileri, başta tarım ve gıda güvenliği olmak üzere iklim bağımlı sektörlerin  yatırımlarında dikkate almadığını, bu konuda yasal, kurumsal ve mali ihtiyaçları gözardı ettiğini,
  • mevcut iklim dostu teknolojilere ve araştırmalara rağmen halen kaynakları fosil yakıt politika ve programlarına ayırdığı,
  • gündelik yaşamda ülke çapında sık sık şahit olduğumuz sel, kuraklık gibi iklim afetlerinin etkilerine karşı önlem almayıp vatandaşın can ve mal güvenliğini tehlikeye attığını

görerek,

Türkiye’nin Ulusal ve Yerel İklim Hedefini   B İ Z  Açıklıyoruz…

  1. Bu tehlikeli gidişe artık dur demek gerekiyor. Türkiye’nin seragazı emisyonları 1990’dan 2011’e kadar yüzde 124 arttı. Bu tehlikeli artış kırda ve kente birçok alanda hayatımızı tehdit ediyor. Seller, su baskınları, sıcak hava dalgaları, kuraklık, hortumlar  gibi aşırı hava olaylarının şiddetinin ve sıklığının artması ile iklim değişikliğinin etkilerine Türkiye’de daha yakından şahit oluyoruz. Sorunu görmezden gelmek bir çözüm olamaz.

  2. Türkiye küresel iklim değişikliğine neden olan seragazı emisyonlarını, 2011 yılına göre 2020’ye kadar en az yüzde 15 oranında azaltmak zorunda. Bu hedefe yeni hidroelektrik, termik ve nükleer santral kurmadan erişilebilir. Üstelik enerji verimliliği ve tasarruf tüm sektörlerde seragazı emisyonlarının azaltılmasında en uygulanabilir araçlar.
  3. Bu ulusal hedefe ulaşmak için, yerel yönetimler de hemen eyleme geçmek zorundadır. Belediyeler seragazı envanterlerini çıkarmalı ve ulusal hedefe paralel olarak 2020 yılına kadar yüzde 15 emisyon azaltım hedefi almalıdır. Emisyon azaltımı raporlanarak toplumla paylaşılmalıdır. Yerel yönetimlerde yapılacak tüm uygulamalar seragazlarını azaltmayı öngören iklim eylem planlarıyla yönlendirilmeli, bu planlarda iklim değişikliğinin etkilerine uyum hedefleri mutlaka yer almalıdır.
  4. Çözümün mümkün olduğunu biliyoruz. Çözüm ulusal ve yerel ölçekte kömür, petrol ve doğalgaz kullanımının azaltılması, kayıpların önlenmesi ve yenilenebilir enerji payının artırılmasıdır. Bir yandan ulaşımda ve konutlarda “karbon nötr” uygulamaların ve atık sektöründe geri dönüşüm, azaltım ve yeniden kullanım politikalarının hızla hayata geçirilmesi ile bunun başarılabileceğini biliyoruz. Böylesi bir süreç, bugün fosil yakıtlar için toplanan vergilerin iklim dostu çözümlere aktarılması ile mümkündür. Tüm bu önlemler, Türkiye’nin acilen alması gereken ulusal seragazı emisyon azaltım hedefine ulaşmasını sağlayacak ve sadece devlete değil, bireye de önemli ölçüde ekonomik kazançlar getirecek.
  5. Yüksek maliyetli ve iklim düşmanı olan mevcut uygulamalara dur demek için belediyelerin bu sürece hemen dahil olması şart. Bu nedenle, yaklaşan yerel seçimlerin öncelikli gündeminin “iklim dostu belediyecilik” olmasını önemsiyor ve politik iradeyi bu yönde beyanat vermeye çağırıyoruz.
  6. Tüm siyasi partilerin belediye başkanı adaylarından yüzde 15 seragazı emisyon azaltımı hedefinin seçim beyannamelerinde yer almasını talep ediyoruz. Bu süreçte ve gelecekte ulusal ve yerel uygulamaları yakından takip edeceğimizi, sadece çözümden yana olanlarla adım atacağımızı politikacılara duyururuz.

 

Sivil İklim Zirvesi

www.iklimzirvesi.org

23 Kasım 2013, Ankara

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • seventeen − ten =